Üst Düzey Kadın Yöneticiler Cinsiyete Bağlı Kariyer Yorgunluğu Yaşıyor

Cuma 23 Ekim, 2015
Gender Equality carousel image_option 1

Dünyanın önde gelen küresel iletişim ve araştırma şirketi Weber Shandwick; ‘Yönetim Seviyelerinde Cinsiyet Eşitliği: Bir Paradoks-2030‘a Yolculuk adlı araştırmasının sonuçlarını açıkladı. 2015 yılında Weber Shandwick ve KRC Research sponsorluğunda, Economist Inteliligence Unit (Economist Dergisi İstihbarat Birimi – EIU) yönetiminde gerçekleştirilen araştırma, Kuzey Amerika, EMEA (Avrupa, Orta Doğu, Afrika), APAC (Pasifik Asya) ve Latin Amerika’daki 55 ülkede bulunan, 327 üst düzey yöneticiyle yapılan bir internet anketine dayanıyor.

Araştırma sonuçlarına göre, küresel üst düzey yöneticilerin neredeyse dörtte üçü (%73), 2030 yılına gelindiğinde, pek çok global şirketin üst seviyelerinde kadınlarla erkeklerin oranının eşit olacağına inanıyor. Ancak pek çok C-Seviyesi yönetici (%56) kendi kurumlarının bu beklentiyi gerçeğe dönüştürmek için resmi hedefler belirlemediğini belirtiyor.

Yalnızca on şirketten dördü (%39), üst düzey yönetimde cinsiyet eşitliğini yüksek bir iş önceliği kabul ediyor. Bu tür önetkin adımların eksikliğinde, kadınlar “cinsiyete bağlı kariyer yorgunluğu” yaşıyor ve eşitliğin yakın dönemde sadece devlet kararları gibi zorunlu önlemler ile sağlanabileceğine inanıyor.

Araştırmayı yorumlayan Weber Shandwick’in Başkanı Gail Heimann, “Rapor, ‘2030 yılında C-Odasında cinsiyet eşitliği’ hedefine giden yoldaki bir paradoksu ortaya koyuyor. Birçok etken cinsiyet eşitliğini ileri iterken, birçoğu da aynı anda geri çekiyor. Şirketler kadınları üst düzey yönetime kabul etmeye şimdiden hazırlanmalı ve kadınların geleceğe bakışlarını desteklemek için harekete geçmelidir” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor; “Karar vericiler arasında yapılan bu küresel araştırma, bu yüzyıl içinde yönetimin üst kademelerinde cinsiyet eşitliğine ulaşmak istiyorsak hemen hareket etmemiz gerektiğine dair elle tutulur bir aciliyet hissine yol açıyor.”

İtici Güçler: Hazır Olsanız da Olmasanız da Geliyoruz
Önemli ve giderek artan altı güç sayesinde, cinsiyet eşitliği yönündeki hareketin hızlanması olası görünüyor. Bu itici güçlerin bileşimi olasılıkla cinsiyet eşitliğini güçleştiren çekici güçleri alt edecektir ve şirketlerin yalpalamasına engel olacaktır.

Weber Shandwick’in baş itibar stratejisti Leslie Gaines-Ross; “İyi haber şu ki, şu an atalet ve edilgen desteğin bir anda alt edildiği ve hedeflerin bir anda erişilebilir hale geldiği eski toplumsal hareketleri anımsatan bir noktadayız. Araştırmamız, cinsiyet eşitliğinin ilerlemesi yönünde bir baskı oluştuğunu gösteriyor. Bilgece kurumsal yönetim, bu kaçınılmaz işaretleri dikkate almalıdır. Şirketleri üst kademelerde kadınlardan yoksun bırakan ‘her zamanki işler’ yaklaşımının itibar üzerindeki etkileri son derece olumsuz olacaktır” diyor.

Belirlediğimiz itici güçler şu bulgulara dayanıyor:
• Yöneticilerin üçte ikisinden fazlası (%68) sosyal medya da dahil olmak üzere giderek artan medya bir ilgisinin oluştuğunu ve kamu ilgisinin cinsiyet eşitliği konusuna çekildiğini fark etmiş. Bu algı gerçeğe uygun: 2010’dan bu yana kadın CEOlarla ilgili haberlerin sayısında üç kattan fazla artış oldu.
• Kurumsal cinsiyet eşitliği programlarına dahil olmanın birinci nedeni olarak “yetenekli kadınları çekebilme ve elde tutabilme becerimizi geliştirmek” gösteriliyor.
• Cinsiyet eşitliği konusunda çaba gösteren yöneticilerin %38’i farklı cinsiyetlerin bakış açılarının daha iyi finansal performans sağladığını kabul ediyor.
• Yöneticiler, üst düzey yönetimde cinsiyet eşitliği yönünde kaçınılmaz bir baskı uygulayan en önemli sebep olarak paydaşların etkisini gösteriyor.
• C-Seviyesi olmayan kadınların C-Seviyesinde bir pozisyonu arzulama ihtimalleri, aynı seviyedeki erkeklerden çok daha fazla (Sırasıyla %76 ve %56).
• Milenyum kuşağının dörtte üçü (%76) C-Odalarında cinsiyet eşitliği bulunmasının onlar için önemli olduğunu söylüyor. Bu oran X kuşağına (%44) ve Y kuşağına göre (%48) göre oldukça yüksek.