Uluslararası Kurumsal İletişim Direktörlerinin Önceliği Çalışan Etkileşimi ve Dijital İletişim

Salı 11 Ekim, 2016

Spencer Stuart ve Weber Shandwick tarafından bu yıl altıncısı yapılan Rising CCO’s araştırmasına göre Uluslararası Kurumsal İletişim Direktörleri (CCOs), dijital iletişimin ve çalışan katılımının en önemli öncelikleri olduğunu belirtiyor. Hissedar aktivizmi ve siber saldırılarsa diğer gündem maddelerini oluşturuyor.

 Küresel yönetici araştırma ve liderlik danışmanlığı şirketi Spencer Stuart ile küresel iletişim ve etkileşim ajansı Weber Shandwick’in yaptığı bir araştırmaya göre Global şirketlerin iletişim direktörlerinin yüzde 70’inden fazlası önümüzdeki 18 aylık süreçte en önemli önceliklerinin dijital iletişim olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre iletişim direktörlerinin yarısından fazlası da hissedar aktivizminden etkilendiklerini belirtiyor.

Spencer Stuart ve Weber Shandwick’in altı yıldır sürdürdüğü Yükselen Kurumsal İletişim Direktörleri isimli araştırma hızla değişen dünyada Kurumsal İletişim Direktörlerinin sorumluluklarının zaman içinde nasıl bir dönüşüm yaşadığına ilişkin beklentilerini ortaya koyuyor.

Dijital İletişim Merkezde

Araştırma dijital iletişimin, önümüzdeki 18 aylık sürede uluslararası kurumsal iletişimcilerin odağında olacağını yansıtıyor.  Araştırmaya katılan iletişimciler dijital ve sosyal medyanın gelecekte en yakın çalışma arkadaşları olacağını ifade ediyor. Bu durum, kurumsal itibarın değerlendirilmesi, mesajlaşma sisteminin geliştirilmesi, şirket destekçilerinin ve dostlarının belirlenmesi için veri analizlerinin geniş çaplı kullanımıyla aynı çerçeveye oturtuluyor.

İç İletişim Yükselişte

Çalışanlarla etkileşimin önemi de araştırmada vurgulanan bir diğer bulgu… İletişim direktörleri iç iletişimin en önemli sorumluluklarından biri olduğuna inanıyor ve kurumsal iç iletişim alanında alımlar yapmayı planladıklarını vurguluyorlar. Bu alanda öne çıkan pozisyonlar ise çalışan Katılımı Küresel Başkanlığı, İşletme İletişim Başkanlığı (Dahili İletişim ve Liderlik) ve Çalışan Katılım Uzmanlığı şeklinde sıralanıyor.

İnsan Kaynaklarıyla Bağlar Gelişiyor

Kurumsal İletilişim Direktörlerinin yüzde 83 gibi bir orandaki büyük çoğunluğu yakın gelecekte, insan kaynakları birimleriyle yakın çalışma içinde olacaklarını ifade ediyor. Yüzde 14’lük kısmı ise, şuan itibariyle İnsan Kaynaklarıyla bu şekilde yakın çalışma içinde olmadıklarını ama şirketlerinin bu tür bir işbirliğinden yararlanabileceğini belirtmektedir. Bu sonuçlar önümüzdeki yıllarda kuruluşlar içindeki iç uyum ve eşgüdümün önemini ve çalışanların aktif desteğinin ve katılımının artan önemini vurguluyor.

Kurumsal İletişim Direktörlerinin Diğer Gündem Maddeleri

Araştırma, Kurumsal İletişim Direktörlerinin zihnini kurcalayan önemli kaygı noktalarını da ortaya koydu. Bu kaygılar şu şekilde özetleniyor: Katılımcıların;

  • Yüzde 53’ü hissedarların müdahalesinden ve artan etkinliğinden rahatsız oluyor.
  • Yüzde 47’si zamanlarının büyük bölümünü siber saldırıya hazırlık veya siber saldırı konusunda neler yapılabileceği üzerine planlama yaparak geçiriyor.
  • Yüzde 80’i, pazarlama ve iletişim birimlerinin önceki yıllara göre daha yakın işbirliği içinde hareket ettiklerini düşünüyor. Yüzde 54’ü ise, söz konusu iki birimin önümüzdeki birkaç yıl içinde tümüyle entegre olacağını öngörüyor.
  • Eğer vaktiniz olsaydı odaklanacağınız tek şey ne olurdu?” sorusuna verilen yanıt ise “itibar” olarak ortaya çıktı.

Weber Shandwick’in şirket itibarı konusunda üst düzey strateji uzmanı olan Leslie Gaines-Ross araştırmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede: “Günümüzde, şirket itibar ve saygınlığı yönetimi, kurumsal iletişim pozisyonunun en önemli sorumluluğudur. Kurumsal İletişim Direktörlerinin yüzde 93’ü, bu sorumluluğu listelerinin en başına almışlardır. Şirket itibarını korumayı birincil sorumlukları kabul eden global Kurumsal İletişim Direktörleri, işlerini ciddiye almakta ve şirketin, siber saldırılar, krizler veya çalışan katılımının artan önemi konusundaki sıkıntılar konusunda her zaman çok dikkatli ve tedbirli hareket etmektedir” şeklinde konuştu.