Kadın CEO İtibarı Araştırması

Pazartesi 06 Temmuz, 2015

Weber Shandwick, KRC Research ile birlikte gerçekleştirdiği ‘Kadın CEO İtibarı Araştırması: Farklılıklar ve Benzerlikler’ araştırmasını yayınladı. Mart 2015’te yayınlanan ‘CEO İtibar Araştırması: Kurum Dışı Etkileşimde Yeni Bir Dönem’ raporuna ek olarak yayınlanan son çalışmada 1.750’den fazla üst düzey yönetici; kurumsal itibar ve CEO itibarı gibi konularda cinsiyetin fark yaratmadığını belirtirken, erkek ve kadın CEO’lar arasındaki liderlik vasıfları farkının ise çok az olduğuna dikkat çekti. Buna rağmen çalışan kadınların bulundukları şirketlerde rol model olarak alabilecekleri bir kadın CEO var olduğunda, şirketlerinde kalma konusunda daha istekli ve yükselmek için daha motive olduklarını gösteriyor.

Weber Shandwick Başkanı Geil Heimann konuyla ilgili görüşlerini şöyle belirtti: “Araştırmamız gösteriyor ki; kadınlar, bir kadın CEO altında çalıştıkları zaman şirket içinde liderlik pozisyonlarına ulaşmak adına daha fazla motive oluyorlar. Elimizdeki verilere göre, eğer gerçekten kadın-erkek eşitliğini gerçekleştirmek istiyorsak, daha fazla kadını CEO pozisyonuna bir an önce terfi ettirmemiz gerekiyor.

Araştırmaya göre global şirketlerdeki üst düzey yöneticilerin sadece yüzde 29’u büyük şirketleri yönetme hayalini kurarken, kadın yöneticilerden CEO pozisyonuna yükselme hedefi olanlar ise erkek yöneticilerle karşılaştırıldığında daha düşük (yüzde 23’e yüzde 32). Ancak kadın yöneticilerin kadın CEO’lar için çalıştıkları durumlarda ise bu oran yüzde 29’a yükseliyor.

Ayrıca, ileride CEO olmak isteyen kadınların Y jenerasyonundan olma oranı erkek meslektaşlarına oranla daha fazla. Rapor bunun Y jenerasonunun “cam tavan” sendromuna sahip olma ya da kadın-erkek ayrımcılığıyla karşı karşıya kalma ihtimalinin daha düşük olmasından dolayı kaynaklanabileceğini belirtiyor.

Kadın CEO İtibarı Araştırması aynı zamanda gösteriyor ki, kadın CEO’lar için iyi bir itibara sahip olmak, erkeklere oranla daha önemli. Kadın yöneticiler, CEO’larının itibarından erkek yöneticilere oranla daha fazla etkileniyorlar (yüzde 64’e yüzde 54).

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.