İşveren Markasının İtibar Boşluğu: Uçurumu Kapatmak

Salı 14 Kasım, 2017

Weber Shandwick, KRC Research ile birlikte İşveren Markasının İtibar Boşluğu: “Uçurumu Kapatmak” adlı araştırmasını yayınladı. Araştırma 2014’te yayınlanan çalışan aktivistlerin sayısal çağda yeni bir sosyal harekete neden olduğu konusunda önemli veriler sunan Çalışanların Yükselişi: Çalışan Aktivizmini Fırsata Dönüştürmek adlı araştırmanın devamı olarak hazırlandı.

Dünya çapında 19 pazardan 1902 çalışanıyla yapılan araştırmaya göre; çalışanların sadece yüzde 19’unun, işvereninin kendisini nasıl temsil ettiğini ve burada kişisel olarak nasıl deneyim gördükleri arasında güçlü bir uyuşma olduğunu düşünüyor. Bu düşük orana rağmen çalışma, gelişime açıklığı gözler önüne seriyor. Çalışanların sadece yüzde 7’si, işverenlerin ise kendileri hakkında söyledikleri ile yaşadıkları arasında herhangi bir uyum bulunmadığını kesinlikle reddediyor.

En büyük bölüm olan yüzde  74’lük dilimde “marjinal hizalanan” çalışanlar yer alıyor.  Bu gruptaki işverenlerin çalışanların tanımaları, inandıkları ve tanıdıkları bir işveren markasını daha iyi tanımlayarak ve yaşatarak algılarını değiştirme fırsatına sahip.

Araştırma, işveren markası ve çalışan deneyimi arasında daha güçlü bir uyum sağlamak için güçlü bir ticari vakayı ortaya koyuyor. Bu boşluğun kapatılması; işverenlerin işe alım, çalışanların angaje edilmesi ve savunuculuğunu daha etkili bir şekilde yerine getirme ve tutma fırsatı sağlıyor. Otantik bir işveren markası, şeffaflık çağında özellikle kritik bir durum taşıyor. Bu nedenle iş yerinde adayların, kurum çalışanlarının çevrimiçi veya ağızdan ağıza söylediklerini temel alarak saygın değerlendirmeler yapmaları kolaylaşıyor.

İşveren Markasının İtibar Boşluğu, çalışanlardan ve Weber Shandwick’in küresel Çalışan Değiştirme ve Değişim Yönetimi uygulamalarından inandırıcı işveren markalarını oluşturmak ve etkinleştirmek için farklı fikirler sağlıyor.

İnfografiğe sayfanın devamından  ulaşabilirsiniz. Raporun tamamına ulaşmak için tıklayınız.